sendrom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sendrom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2015 Perşembe

İRRİTABL BARSAK SENDORUMU NEDİR?


Not: Yorum yaparak bana ulaşabilirsiniz. Sayfayı güncel tutamasam da yorumlara bakıyorum.

Uzun uzun bilimsel açıklamalar yapmayacağım tabi ki!

  1. İBS: Tıpta tam nedeni ve çözümü olmayan bir hastalık.
  2. Özellikle 20-30 yaşları arasında başlıyor.Yani ergenlikten çıkıp üstümüze yükler binmeye başladığı dönem.Bunları sınavlar,okul,aile,para,sosyal ilişkiler,evlilik,geçim derdi vb. sıralayabiliriz.
  3. Hastaların genelinde ishal bazılarında ise kabız olarak ortaya çıkar.
  4. Stresli anlarınızda daha çok şişkinlik,ağrı,ishal veya kabız olursunuz.
Eğer İBS olduğunuza karar verdiyseniz kendiniz veya doktorunuz diğer yazılarımı okumaya devam edebilirsiniz.

Yazılarımda size tıp literatürünün dışında neler yaşadığımı,neler yaptığımı, hangi ilaçları kullandığımı,nasıl yendiğimi anlatmaya çalışacağım.

Siteyi kuma amacım kendime vermiş olduğum "eğer hastalığı yenersem bende başkalarına yardımcı olacağım" sözümdür.

5 Ağustos 2015 Çarşamba

Hayatımı Nasıl Etkiledi?

Hayatımı Nasıl Etkiledi?

İrritabl Barsak Sendromu herkeste farklı etkiler gösterebiliyor. Bazı kişilerde kabız bazı kişilerde ishal olarak. Aslında bunların ikisi de yanlış.En azından bende nükseden durum ani tuvalete çıkma isteği idi.
Unutmayın sorununuz bağırsaklarınız değil!
Vücudumuzda en fazla sinir ensede daha sonra bağırsaklarda bulunur. Sorununuz sinirsel!

Bu hastalık beni hayata küstürdü desem yanlış olmaz. Düşünün okula gitmek istiyorsunuz izin vermiyor. Sinema yok! (alışkanlık yaptı 4-5 yıldır gitmiyorum).Alışverişe çıktınız acele edersiniz siz acele ettikçe daha çok midenizde gas olduğunu düşünürsünüz daha çok sıkıntı sıkıntı sıkıntı. Otobüs kullanmak sıfır. Markete bile gidecek olursunuz son bir defa tuvalete gireyim öyle gideyim diye düşünürsünüz.

Hele daha çok stres yaptığınız durumlarda.. Bende örneğin sınavlar, iş görüşmeleri, otobüs kullanacağım zamanlar tam bir işkence! İnsanlardan daha da uzaklaşırsınız sevdiklerinize durumunuzu anlatamadıysanız onlarda haliyle sizi anlayamazlar ve bir bakmışsınız siz ve hastalığınız baş başa kalmışsınız. Hastalığınızı mutlaka çevrenize, sevdiklerinize, yakınlarınıza,zaman geçirdiğiniz yakınlarınıza anlatın!

Anlayacağınız hayatı anlamlı kılan pek birşey kalmamıştı hayatımda.

Askere gideğim. Ama nasıl? Korktuğumdan değil ! Bunun yolculuğu daha büyük sıkıntı.Sabah kalkıp tuvalet sıkıntısı var ( ki çok sıkıntılar çektim ilk dönemlerde) Yersiz zamansız nöbetleri var.Ancak askerlikten de bir şeyler çıkardım. Askere gittiğinizde farklı insanlar farklı mekan şartlar ne kadar kötü de olsa düzenli bir hayatınız oluyor.Düzenli spor yapıyorsunuz yemek yiyorsunuz.

İlaçlarıma askerdeyken devam ettim. Askerdeyken yürüyüş yaptım spor yaptım insanlarla yine de mesafeliydim ancak farklı insanlar tanıdım sohbet ettim.kitap okudum. Eve dönüş yolculuğu başladığında çok fazla düşünmedim nasıl dönebileceğimi.

Ve evet otobüsle geri dönmüştüm.

Dostlar sizlere tavsiyem spor yapın, kitap okuyun, sohbet edin, size ne iyi geliyorsa onu yapın. Biraz zorunluluktan yapın biraz isteyerek ama YAPIN!

Bunları herkes söyler sizlerde dinlersiniz ne işe yarayacak dersiniz. Bizlerde bir anda çözüm isteriz.
Evet bende böyle düşünüyordum ama uzun vadeli hayatınıza sevdiğiniz şeyleri dahil edin ve mutlu olmaya çalışın. Uzun vadeli olarak da yapacaklarınız size geri dönecektir.
En azından birşey kaybetmeyeceksiniz. NE KAYBEDEBİLİRİM Kİ?

Nasıl Başladı?


Benim için her şey 2-2,5 yıl önce 2013'nin Nisan ayında başladı. Genel olarak çok huzurlu bir kişiliğim olduğu söylenemez. Çok fazla düşünürüm, beynimde çok fazla yorumlar yaparım, kendi kendimi sıkıntıya sokarım. Çok fazla sosyal olduğum söylenemez. Ev hayatını dışarıdan daha çok severim ki bununda yaşadığım rahatsızlıkta etkisinin çok fazla olduğunu düşünüyorum. Davranışlarımı kendime göre değil karşımdakine göre tasarlarım. Çok sık empati kurarım. Yapacağım işin en iyisini yapmaya çalışırım. Lider olmak isterim. Çok fazla arkadaşım yok ama iyi arkadaşlarım var. Hayatım boyunca da az olsun öz olsun mantığıyla arkadaşlık ilişkilerimi geliştirdim. Bunları neden anlatıyorum? Çünkü yaşadığımız rahatsızlık bisikletten düşüp ayağımızı kırmamız gibi bir hastalık değil. Ne yazık ki!Oradan buradan belki de saçma-sapan denilebilecek konulardan dolayı kendimizi sıkıntıya sokmamız ve bu sıkıntının da bizim bilinç altımızda kendimizi sıkıntıda hissettiğimiz bir durumla kendini bütünlemesi aslında bizim rahatsızlığımız. Yani ne tek bir nedeni var nede tek bir çözümü!